Batı Afrika’da hayata geçirilen devasa enerji projesi, 13 ülkeyi su altından birbirine bağlayarak enerji ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. Proje, Nijerya’dan başlayarak Benin, Togo, Gana, Fildişi Sahili, Liberya, Sierra Leone, Gine, Gine-Bissau, Gambiya, Senegal ve Moritanya üzerinden Fas’a ulaşacak. Toplamda 5.660 kilometreyi kapsayan bu hattın uzunluğu, Recife ile Porto Alegre arasındaki mesafenin dört katına eşdeğer.
Projenin en dikkat çekici yönü, kara yerine deniz altı güzergâhının tercih edilmesi. Bu strateji, siyasi riskleri minimize etmek amacıyla uygulanıyor ve enerji hatları deniz tabanına gömülerek inşa ediliyor. Böylelikle, 400 milyon insanın enerjiye erişimi güvence altına alınıyor. Projenin rotası Fas’tan sonra İspanya’nın Endülüs bölgesindeki Cadiz limanına yöneliyor; yani Afrika gazı, Avrupa’ya buradan girecek.
25 milyar dolarlık dev bütçesiyle dikkat çeken bu mega yatırım, Nijerya Ulusal Petrol Kurumu (NNPC) ve Faslı ONHYM tarafından yönetiliyor. Projenin stratejik önemi, sadece Afrika bankalarını değil, Basra Körfezi’ndeki yatırım fonlarını ve çeşitli uluslararası aktörleri de çekiyor. İlk gaz ihracatının 2031’de gerçekleştirilmesi planlanırken, projenin tam kapasiteye ulaşması 2046 yılına öngörülüyor.
Avrupa Birliği, 25 Nisan 2026 itibarıyla Rusya’dan aldığı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatının %30’unu kaybetti ve 2027 yılında tamamen yasaklamayı hedefliyor. Bu bağlamda, Nijerya-Fas enerji hattı, gemilerle taşınan LNG’den daha uygun fiyatlı ve sürdürülebilir bir alternatif sunarak Avrupa’daki enerji açığını kapatmayı amaçlıyor. Yıllık 30 milyar metreküp gaz taşıma kapasitesine sahip bu dev hat, İspanya’yı Avrupa enerji pazarında yeni bir oyuncu haline getirmeye hazırlanıyor.